FORMULA 1

Analiz: Mercedes gerçekten Red Bull ve Ferrari’nin gerisinde mi?

Zemin etkili tamamen yeni 2022 Formula 1 araçlarıyla yapılabilecek tüm testler Barselona ve Bahreyn’de yapılan çalışmalarla noktalanmış oldu. Merakla beklenen yeni sezon öncesindeki performans dengelerini, bu testlerde yapılan çalışmalara göre değerlendirdik. Red Bull ve Ferrari şimdilik Mercedes’in önünde görünürken, son senelerin kayıp takımı Haas “gerçekten” sürpriz yapacak gibi duruyor…

Bizi yakından takip edenler bilirler. Her test döneminin ardından zaman tablosunda görünen derecelerin takımların uyguladıkları farklı programlar ve farklı parametreler nedeniyle aldatıcı olabileceğini söyleriz. Ancak yine testlerde elde edilen sonuçlar, atılan hızlı turlar, uzun sürüşler, araçların virajlardaki dengesi, bordür kullanımı, düzlük hızı, lastik ömrü gibi şeyler genel bir değerlendirme yapmaya yardımcı olur.

Bu kapsamda Barselona ve Bahreyn testlerini birlikte değerlendirdiğimizde, bu hafta sonu gerçekleştirilecek sezonun ilk yarışı olan Bahreyn GP öncesinde bazı yorumlarda bulunabiliriz. Testlerin başından beri her açıdan öne çıkan tek bir takım var: Ferrari. Son şampiyonluğunu 2008’de kazanan İtalyan ekip, bu senenin favorilerinden birisi olacak gibi görünüyor. Evet, Ferrari geçtiğimiz senelerde de çoğu zaman test şampiyonu olup bunu sezona yansıtamadı. Bu yüzden kesin olarak bir şey söylemek imkansız ancak testlerdeki genel görüntü Ferrari’nin zirve mücadelesi vereceği yönünde oldu.

Testlere göre Ferrari’yi geçebilecek bir takım varsa, o da Red Bull Racing olacak gibi görünüyor. Geçen sene şampiyonluk mücadelesine geri dönen takımın, geçen seneki gelişim programı nedeniyle bu sene geriye düşebileceği söyleniyordu ancak şu ana kadarki görüntü takımın bu konuda pek bir şey kaybetmediği, tam tersi önde kaldığı yönünde.

Bir kez daha – geçen senenin ardından – testlerin kaybeden takımı ise Mercedes oldu. Evet, yanlış duymadınız. Son 8 senenin takımlar şampiyonu Mercedes, 2022 Formula 1 sezonu öncesinde en hızlı turdan tam 1 sn geride 5. hızlı takım oldu ve bununla birlikte testler boyunca sorunlardan kurtulamadı. Takım, bu seneki araçlarla spora dönen porpoising (dalgalanma) olayından en çok etkilenenlerin başında yer aldı.

Kurallardaki radikal değişikliklere rağmen ilk 3, hatta McLaren’ı da sayarsak ilk 4 sırada yer alan takımlar açısından – yerleri değişmiş olsa da – bir değişiklik olmamış gibi duruyor. Yeni kurallarla birlikte takımların birbirlerine daha yakın olması, aradaki sınıf farklarının kalkması bekleniyordu ancak şimdilik böyle bir durum olmamış gibi duruyor. Diğer taraftan testlerde, ön bölümün arkasında sürpriz bir takım yer aldı. Son senelerin arka taraftaki değişmez takımı Haas, Ferrari gibi 2021’deki gelişimden feragat etmesinin ardından 2022’de orta gruba dönecek gibi duruyor.

Gelin takımların kış testlerinde neler yaşandığına, yeni sezon öncesinde güç dengelerinin nasıl olabileceğine birlikte bakalım.

Red Bull Racing

Kış boyunca (2022’yle alakalı) en az konuşulan takımların başında Red Bull’un geldiğini söylesek yanlış konuşmuş olmayız. Takım lansman döneminde en erken tanıtanların başında yer aldı ancak lansman organizasyonundaki araç, 2022 renk düzeninin tanıtıldığı renk düzenini gösteren modelden başka bir şey değildi.

Takım, yeni aracını açığa çıkarmak için Barselona’daki testlerin ilk gününü bekledi. Açıkçası Red Bull ön tarafta çekme kollu süspansiyona sahip, diğerlerine göre daha radikal bir sidepod tasarımı olan aracını erkenden açığa çıkarmak istememişti. Takım, 6 günlük testlerin 5 günü boyunca aracında neredeyse hiç değişiklik yapmadan dayanıklılık, veri toplama, korelasyon ve ayar çalışmaları yaptı. Mercedes yeni radikal sidepodunu içeren güncellemeleri Bahreyn testlerinin ilk gününde piste çıkarırken, Red Bull yeni sidepod güncellemesini ve tabanını araca eklemek için son günü bekledi. Yeni ön kanadı ise testlerin bitmesine birkaç saat kala test etmeye başladı.

Red Bull, testlerin son gün son saatlerine kadar gerçek performansını göstermekten kaçındı. Daha çok yarış hafta sonunda gördüğümüz tarzda daha kısa uzun sürüşler yapan takım, benzer şekilde sıralama simülasyonları da yapmadı. Ancak son anlarda, son şampiyon Max Verstappen’in attığı hızlı turlar takımın ön plana çıkmasını sağladı.

Red Bull’un öne çıkmasını sağlayan şey sadece hızlı tur zamanı değil, tur zamanının hazırlık süreciydi. Testlerde son yarım saate girdiğimizde, Red Bull Verstappen’i C5 lastiklerle piste çıkardı. Verstappen normal bir sıralama gününde olduğu gibi iyi bir hazırlık turuyla başladı ancak devamında 360 derecelik bir spin attı. Normalde bildiğiniz gibi bu tür spinlerden sonra pilotlar lastik değiştirirler çünkü o lastikler artık ideal durumda değillerdir ve maksimum performans vermezler. Ancak Verstappen spininden sonra aynı lastiklerle 1:31.973’lük derecesiyle zaman tablosunda zirveye yükseldi. Verstappen’in bu derecesi haklı olarak Red Bull garajında gülümsemeyi beraberinde getirdi. Verstappen daha sonra yine C5 lastiklerle piste çıktı ve 1:31.720 ile Ferrari pilotu Charles Leclerc’in 0.7 sn önünde testleri kapatmış oldu.

Red Bull hızlı olduğu kadar dayanıklıydı da. Takım en çok mesafe kat edenler listesinde zirvede yer almasa da sorunsuz bir şekilde programını tamamladı. Red Bull RB18 ayrıca pist üstünde dalgalanma sorununu en az yaşayan araçlardan birisiydi ve oldukça dengeli bir grafik çizdi.

Red Bull bu sene Max Verstappen ve Sergio Perez ikilisiyle mücadeleye devam edecek. Verstappen’in Red Bull ve Adrian Newey araçlarına olan uyumu zaten bilinen bir şey. Perez bu sene özellikle tek turda takım arkadaşına daha yakın olabilir ve Red Bull RB18 de testlerdeki hızını sezon içerisinde de gösterebilirse, takım bu sene hem pilotlar hem de takımlar şampiyonluğu için mücadele edebilir.

Ferrari

Testlerin en çok konuşulan takımlarından birisi, hatta en çoğu Ferrari’ydi. Yeni araçlar tanıtıldığında Ferrari; ihtiyaca binaen yeniden kaza testine girmesine gerek kalmayacak şekilde tasarlanan modüler burun yapısı ve oluklu sidepod arkasıyla dikkatleri üzerine çekti. Ferrari, son senelerdeki şampiyona pozisyonu sayesinde rüzgar tünelinde daha fazla aerodinamik çalışma yapma hakkı kazanmıştı ve takım, geçen sene çok erkenden 2022 aracına odaklanmaya karar vermişti.

Görünüşe bakılırsa tüm bu etmenler, Ferrari’nin 2022’ye önceki senelerden çok daha iyi hazırlanmasını sağladı. Evet, daha önce de belirttiğimiz gibi Ferrari ilk defa test şampiyonu olmadı. Yani ilk defa testlerde çok güçlü bir görüntü çizmedi. Bu durum Ferrari taraftarlarının haklı olarak daha temkinli olmasına neden oluyor. Ancak yine de Ferrari’nin testlerde güçlü olduğu senelerde, sezon içerisinde de güçlü olduğunu 2017 ve 2018’de şampiyonluk mücadelesi verdiğini söyleyebiliriz.

Testlere dönecek olursak, 6 günlük testlerin ardından uzun zamandır bu kadar hızlı ve dayanıklı bir Ferrari görmemiştik. Ferrari hızlı olmakla kalmadı, aynı zamanda testler boyunca en çok mesafe kat eden takım olmayı başardı. Red Bull ve Mercedes, lansmandan sonra araçlarında önemli değişiklikler yaparken Ferrari karoser üzerinde kayda değer bir değişiklik yapmadı ve büyük ölçüde aynı araçla testleri sürdürdü.

Ferrari’nin yaptığı değişiklikler daha çok taban bölgesinde, araçtaki dalgalanma sorununu aşmaya yönelikti. Takımın bu değişikliklerden fayda sağladığını söyleyebiliriz. Ferrari de bu konuda sorun yaşıyor ancak diğerlerine göre daha kontrollü seviyede. Araç düzlüğün sonuna doğru dalgalanma yaşasa da genel manada virajlarda istikrarlı kontrol yeteneklerine sahip.

Hızlı turlara baktığımızda Ferrari’nin en hızlı turu, testlerin en hızlı turuna sahip Red Bull’dan 0.7 sn daha yavaştı. Leclerc bu dereceyi C4 lastiklerle elde ederken Verstappen en hızlı turunu C5, yani en yumuşak lastiklerle elde etti. İlk bakışta arada performans farkı olduğu düşünülebilir ancak Pirelli verilerine göre C4’ten C5’e geçişte aşırı ısınma nedeniyle performans farkı bulunmuyor. Diğer taraftan günün sonuna doğru Leclerc de C5 lastiklerle iyi bir tura doğru gidiyordu, pistin orta sektöründe en hızlı zamanı kaydetti ancak turun sonunda Leclerc’in C5 lastiklerle derecesi daha yavaş geldi. Bu aslında Pirelli’nin aşırı ısınma sorununu örnekliyor olabilir.

Ferrari için şu aşamada en önemli konulardan birisi, Mercedes ve Red Bull ile vereceği gelişim mücadelesi olacak. Takımın son senelerde genel olarak sezon içerisinde yaşadığı en büyük eksiklik, rakipleri kadar çok gelişemiyor olmasıydı. Ferrari F1-75 temel olarak iyi, dayanıklı ve hızlı bir araç gibi görünüyor. Takımın sene içerisinde gelişim mücadelesinde geride kalmaması kritik olacak. 

Ferrari’nin testler boyunca en iyi olduğu yerlerden birisi de yarış simülasyonlarıydı. Red Bull daha önceden söylediğim gibi daha çok kısa sürüşlere odaklanırken, Ferrari ve Mercedes testlerin ikinci gününde öğleden sonra oldukça uzun bir yarış simülasyonu yaptılar. Doğrudan kıyaslama yapacak olursak; C3 lastiklerle Leclerc’in 13 turluk ilk stint ortalaması 1:42.167 olurken, Mercedes pilotu Russell’ın 14 turluk ortalaması 0.894 sn daha yavaştı. Bir sonraki stint yine 13 – 14 tur şeklinde oldu ve Leclerc’in ortalaması yine 0.79 sn daha iyiydi. Son stintte Leclerc kırmızı bayraklara denk geldi. Benzer şartlarda atılan bu simülasyona baktığımızda, motor modlarını bilmiyor olsak da Ferrari’nin iyi bir seviyede olduğunu çıkarabiliriz.

Mercedes

Bir kez daha Mercedes’in yeteri kadar hızlı olmadığı, bu sefer dalgalanma temelli sorunlar yaşadığı ve ne kadar blöf yaptığının belli olmadığı bir testi geride bırakmış bulunuyoruz. Evet, kış döneminde Mercedes takımı genelde yavaştır, birçok sorun yaşıyordur ve şampiyonluk mücadelesi vereceği kesin değildir. Ta ki sezona başlayana kadar.

Mercedes, 2022 Formula 1 sezonu öncesinde Ferrari’nin ardından en çok tur atan ikinci takımdı ancak son 8 senenin şampiyonu olan takımın Bahreyn’deki en iyi turu, aynı lastiklerle liderden 1 sn daha yavaştı ve takım en hızlı 5. zamanı kaydetti. 

Gelin geçmişte bir yolculuk yapalım…

Hamilton’ın testlerde attığı en hızlı tur en hızlı 5. tur zamanıydı ve Max Verstappen’in en hızlı tur zamanından 1 saniyeden fazla daha yavaştı. Ancak kimse Mercedes’in asıl yerinin bu olduğu hayaline kapılmasın. Takımın, vites kutusunda yaşanan dayanıklılık sorunlarının ardından çok fazla yük bindirmemek için motor gücünü kıstığı ve vites aralıklarını azalttığı düşünülüyor. Her ne kadar takım testlerde her açıdan geride kalmış gibi görünse de son 7 senede aralıksız toplam 14 şampiyonluk alan ve her sene en hızlı aracı ya da araçlardan birisini üreten takımın teknik yeterliliklerini hafife almamak gerekir

Yeni kuralların Mercedes’i gerçekten olumsuz etkilediğini varsayalım… Mercedes’in geçen sene sahip olduğu tüm avantajı bu seneki kural değişiklikleriyle kaybetmesi de pek mümkün değil. Takım en kötü halinde dahi muhtemelen Red Bull ile aynı seviyede olup mücadele edecektir. Son senelerde yaşananlara bakarsak, kimse böyle bir mücadele olursa karşı çıkmaz. Ancak Red Bull’dan Max Verstappen, testleri lider tamamlasa da Mercedes’in testlerde zaman zaman gerçek performansını gösterdiğini, bu yüzden blöf yaptığını bildiklerini söyledi.

Yukarıdaki cümlelerim tam olarak geçen sene benzer dönemde Bahreyn testlerinin ardından yaptığım analizde yer alıyordu. Evet, geçen sene de Mercedes taban kurallarındaki değişiklik nedeniyle ciddi sorunlar yaşıyordu, aracı kontrol etmek zordu, Mercedes pilotları hiç beklenmedik denge sorunları nedeniyle spinler atıyordu, araç hızlı değildi… Sonuç olarak sezonun ilk yarışı Bahreyn’de galibiyet mücadelesi verip kazanmayı başardılar. Geçen sene tabanların arka bölümünün kırpılması, Mercedes gibi düşük eğim felsefesine sahip araçların dezavantajına, Red Bull gibi yüksek eğimli araçların ise avantajına olacaktı. Bu doğru olabilir ancak sonuç olarak Mercedes, bir şekilde şampiyonluk mücadelesine ortak oldu ve takımlar şampiyonu olmayı başardı. Pilotlar şampiyonluğunu kaybettiler ancak son turlardaki güvenlik aracı periyoduyla ilgili tartışmalar olmasaydı, onu da kazanacaklardı. Michael Masi’nin başını çektiği yarış yönetiminin sezon içerisinde Hamilton lehine de olabilecek kararlar verdiği, bazı kazalar yaşanmasaydı Verstappen’in zaten şampiyon olacağını söyleyenler olacaktır. Bu kadar detaya girmiyorum çünkü onlar başka bir mevzu…

Neyse bu seneye dönecek olursak, Mercedes geçen seneki gibi taban kaynaklı sorunlar yaşadı ve testlerde geride kaldı. Takım dalgalanma sorununu sadece düzlükte değil, hızlı virajlarda dahi yaşıyordu. Autosport’a göre Mercedes’in Bahreyn’de tanıttığı sidepod tasarımı ve aracın genel konsepti düzlükte sürüklenmeyi azaltırken çok ciddi seviyede yere basma gücü üretiyor ancak dalgalanma sorunu nedeniyle henüz araç ideal çalışma aralığına getirilemedi.

Dalgalanma sorununu aşmanın yollarından birisi aracın sürüş yüksekliğini arttırmak ancak Mercedes’in konseptinde bunu yaparlarsa, çok ciddi performans kaybı yaşıyorlar. Bu yüzden aracın mevcut haliyle dalgalanma sorununun çözülmesi halinde Mercedes geçmiş senelerde olduğu gibi yeni kurallar döneminde de şampiyonluğun favorilerinden birisi olacak gibi duruyor.

Mercedes yine testlerde yaşadığı sorunlardan bahsederken Red Bull ve Ferrari’nin önde olduğu yönünde açıklamalarda bulundu. Benzer açıklamalar Ferrari’den de geldi. Takımlar üzerlerindeki baskıyı azaltmak için bu tür açıklamalarda bulunuyorlar. Ancak geçmiş senelere göre yaşanan sorunlar konusunda bu sene bir fark var. Geçtiğimiz senelerde yaşanan sorunlar rüzgar tünelinde yapılan çalışmalarla daha hızlı bir şekilde atlatılabiliyordu. Ancak zemin etkili araçlarda dalgalanma sorunu, rüzgar tünelinde görülen ve dolayısıyla doğrudan rüzgar tüneli ile çözülebilecek bir sorun değil.

Bu yüzden çözümün mekanik temelli olması gerekiyor ya da aracın yükseltilerek bir miktar yere basma gücünden feragat edilmesi gerekiyor. Takımın şampiyon pilotu Lewis Hamilton’a göre bu, birkaç günde çözülebilecek bir sorun değil. Bu yüzden sorunun tam olarak çözülmesi için birkaç hafta beklemeleri gerekebilir.

Mercedes’in yaşadığı sorun ne kadar büyük olursa olsun, bu kadar geride kalmasında yaşadığı düşünülen sorun dışında testler boyunca motorun açılma seviyesi de etkili oldu. Hız ölçüm noktalarında ve düzlüklerde Mercedes pilotlarının pek hızlı olmadıkları görüldü. Yani tamamen sıralama ve yarış ayarlarına geçiş yapıldığında, testlerde gördüğümüzden daha farklı bir takım görmemiz büyük bir ihtimal.

Son olarak Mercedes’in kendine göre kötü olan performansı, baskın performanstan ziyade diğer rakipleriyle mücadele ettiği seviye diyebiliriz. Bu açıdan şampiyonluk için birden fazla takım arasında mücadele olması, çoğumuzun istediği şey. 

Testlere göre listedeki ilk 3 takımı kısaca özetlememiz gerekirse; Red Bull en hazır görüneni ve dengelisi, Ferrari zirve mücadelesine hazır görünen ancak temkinlisi, Mercedes ise sorunlar içerisinde daha fazla potansiyele sahip olanı diyebiliriz.

McLaren

Barselona’daki testlerde zirve mücadelesine göz kırpan McLaren, Bahreyn’deki testlerde en çok sorun yaşayan takımlardan birisi oldu. İki hafta önce Red Bull ve Mercedes karşısında Ferrari ile zirve mücadelesi verip veremeyeceğini konuştuğumuz McLaren Bahreyn’de fren sorunlarıyla boğuşup durdu. Bu yüzden McLaren aracının gerçek performansını görememiş olduk.

Daniel Ricciardo’nun Covid-19 testinin pozitif çıkmasının ardından Lando Norris takım adına çalışan tek pilottu ancak kaybedilen pist üstü zamanları, Norris’in fiziksel açıdan çok zorlanmasının önüne geçti. Diğer taraftan takım Barselona’da zirveye oynarken, Bahreyn’deki testlerde ancak en hızlı 8. takım olabildi.

Ancak gözden kaçırılmaması gereken bir nokta var. Norris’in 1:33.191’lik derecesi C3 lastiklerle geldi. Takımın yaşadığı sorunlar nedeniyle daha muhafazakar olmasını ve daha sert lastikler kullanılmasını dikkat alırsak Norris’in turunun aslında göründüğü kadar yavaş olmadığını söyleyebiliriz. Pirelli’nin belirttiği lastik farkıyla gelen 0.8 sn’yi katıp durumu eşitlediğimizde dahi Norris’in turu Ferrari seviyesine yaklaşıyor. Bu yüzden sadece zaman tablosundaki seviyeye bakarak erken yorumda bulunmak yanlış olur.

McLaren, Barselona’da olduğu gibi Bahreyn’de de dalgalanma etkisinden en az etkilenen takımlardan birisiydi. Aerodinamik açıdan McLaren aracı iyi durumda görünüyor. Ancak şimdilik esas sıkıntı dayanıklılık olacak gibi. Bakalım bu hafta sonu gerçekleştirilecek yarışta McLaren MCL36’nın frenleri ne kadar dayanacak?

Bu arada McLaren’ın dalgalanma sorunu yaşamamasının hem olumlu, hem de olumsuz tarafları bulunuyor. Bu sorunu yaşamayan takım düzlükte daha rahat ederken, buna çözüm aramadığı için aracın aerodinamik paketini iyileştirmeye daha fazla odaklanabildi. Ancak diğer taraftan araç pist üstünde dalgalanma sorunu olmadan zemine daha yakın gidebildiği için, pilotlar virajlarda bordürleri geçmiş senelerde olduğu kadar agresif olamıyorlar. Dalgalanma sorunu yaşayıp aracın sürüş yüksekliğini arttıran araçlardaki pilotlar bordürleri daha rahat kullanırken, McLaren pilotu Norris tabana hasar verme endişesiyle bordürleri eskisi gibi kullanamadığını söyledi.

Hızlı virajlarda güçlü ancak yavaş virajlarda daha zayıf görünen McLaren için bu hafta sonu dayanıklılık sorunlarını atlatıp atlatamadığını, performans olarak ön grupla mücadele edip edemediğini görmek açısından önemli olacak. 

Diğerleri…

2022 Formula 1 sezonu öncesinde ön gruptaki sıralamaktan daha zor bir şey varsa, o da orta gruptaki takımların sıralamasını tahmin etmek olsa gerek. Aslında uzun zamandır öyle değil mi?Yıllardır Formula 1 ve Formula 1.5 şeklinde şakayla da olsa bir sıralama var. Ön tarafta uzun yıllar sonra ilk defa geçen sene liderlik mücadelesi izlerken, orta grupta özellikle 4. ve 5. sıralardan itibaren kıyasıya mücadele oluyor. Pistin şekline, hava durumuna ve lastik kullanımına göre güç dengeleri sık sık değişiyor.

Yeni sezon öncesindeki testlerde ortaya çıkan izlenim Red Bull, Ferrari, Mercedes ve McLaren’ın arkadaki diğer takımlardan ayrıştığı ve diğer takımların birbirlerine çok yakın olduğu yönünde.

Yazımın bu bölümünde bu takımları, testlerdeki en hızlı tur zamanlarına göre değerlendirmeye çalışacağım.

Haas

Sezon öncesi testlerin en çok konuşulan takımı hem pist dışında hem de pist üstünde yaşananlarla Haas oldu. 

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasının ardından ilk olarak ana sponsoru Uralkali logolarını kaldıran takım, ardından hem sponsoruyla hem de Rus pilotu Nikita Mazepin ile yollarını resmi olarak ayırdı ve eski pilotu Kevin Magnussen’i göreve getirdi.

Haas, son senelerde her sene bir önceki seneden daha kötüye giderek geçen sene tamamen dibe vurmuştu. Takım 2021 aracını geliştirmeyi çok erkenden bırakıp 2022 aracına odaklandı. Testlere bakarsak Haas’ın bu yaklaşımı işe yaramış gibi görünüyor.

Bahreyn’deki ilk günün yarısını kargosunun gecikmesi nedeniyle kaçıran takım, kaybettiği zamanı ikinci ve üçüncü gün kendilerine verilen ekstra zaman ile telafi ettiler. Haas, tam olarak kendilerine izin verilen bu ekstra sürede iki gün üst üste sürprizler yaptı. 

Testlerin son günündeki ekstra sürede Mick Schumacher, C4 lastiklerle 1:32.241 yaparak testlerin en hızlı 2. zamanının sahibi oldu. Bu tur tabii ki gerçekçi değil. O turun atıldığı dakikalar daha önceki saatlerde atılan turlarla aynı şartlar altında gelmedi ancak kabul etmek gerek ki hiç kimse bir önceki sezonu açık ara sonuncu tamamlayan takımın böyle bir derece elde etmesini beklemiyordu.

Haas geçen sene kendisini henüz kanıtlamamış iki çaylak isimle mücadele ederken, bu sene pilot yetenekleri kanıtlanmış ve takımı iyi tanıyan, Schumacher için referans olabilecek Magnussen var. Testlerin ikinci gününde Schumacher’in son gün yaptığı gibi pistte ekstra zaman geçiren Magnussen, günün en hızlı tur zamanını elde etmişti. Magnussen, Bahreyn’deki ilk sürüşlerin ardından takımına aracın genel paketinin güçlü olduğunu ve potansiyelinin takımdan ayrıldıkları döneme göre çok daha fazla olduğunu söylemiş.

Haas’ın performansı, mümkün olan her şeyi ve teknik destek aldığı Ferrari’nin performansı ile doğru orantılı olacak gibi görünüyor. Haas, 2016’da F1’deki ilk sezonuna bomba gibi bir başlangıç yapmış ancak devamını getirememişti. Takım 2022’de yeni kuralların ilk döneminde benzer bir performans sergileyebilir. Ancak yine de onların orta grubun başından ziyade arka bölümlerinde mücadele etmesi daha olası duruyor.

Alpine

Gridin üzerinde en çok beklenti olan ve bir türlü beklentiyi karşılayamayan takımı Enstone merkezli Renault/Alpine durumunda. Alpine, hem fabrika takımı olması, hem de bünyesinde Fernando Alonso gibi bir pilota sahip olması nedeniyle performans açısından büyük baskı altında.

Bu sene yeni bir araç yanında tamamen yeni bir güç ünitesi tasarımına geçiş yapan Alpine, Barselona’da olduğu gibi Bahreyn’de de pek parlak bir görüntü çizemedi ancak Alonso’nun testlerin son bölümünde attığı tur, Alpine’in en hızlı 4. takım olmasını sağladı.

Alpine, Bahreyn’deki testlerde dalgalanma sorunundan en çok etkilenen takımlardan birisiydi ancak takımın son günkü çalışmalarda sorunu daha iyi anladığı ve bu etkiyi azaltacak düzenlemeler üzerinde çalışmaya başladığı yönünde açıklamalar geldi.

Alpine’in Barselona’daki testlerde 3. sektörde elde ettiği derecenin umut verici olduğunu söylemiştik ancak Bahreyn’deki görüntü takımın orta grupta yer alacağını gösteriyor. Ancak oldukça yakın olan bu grupta Alpine’in yerini tam olarak tahmin etmek çok zor görünüyor.

Alonso’nun testlerin sonunda attığı hızlı turun pek boş depoyla atılmadığı düşünülüyor. Diğer taraftan Alpine takımı, orta grupta güçlü olabileceğinden emin. Peki tüm bu beklentiler karşısında Alpine’in orta grupta mücadele etmesi ne kadar kabul edilebilir, esas soru işareti bu.

Alfa Romeo

Barselona’daki testlerin en sorunlu takımı olan Alfa Romeo, Bahreyn’de adeta bambaşka bir takım gibiydi. 343 turla en çok tur atan 4. takım olmayı başaran Alfa, diğer taraftan Valtteri Bottas’ın 1:32.985’lik derecesiyle en hızlı 6. takım olmayı başardı. Ancak daha da önemlisi Bottas’ın bu derecesi C3 lastikle geldi. 0.8 sn’lik performans farkını eklersek, Bottas bir anda 2. ya da 3. sıraya kadar yükseliyor.

Alfa dayanıklılık açısından Barselona’ya göre daha iyi durumdaydı ancak yine de tamamen sorunsuz değildi. Takım bu sefer farklı zamanlarda farklı sorunlarla karşılaştı. Ağırlık açısından risk alan takım, minimum ağırlık seviyesine inerken sınırları zorlamış olabilir. Alfa için ilk yarıştaki esas soru işareti performanstan ziyade dayanıklılık olacak gibi duruyor.

Alfa Romeo Barselona’da dalgalanma sorununu en şiddetli yaşan takımların başında yer alıyordu ancak Bahreyn’de her şey daha normale dönmüştü. Takım ayar çalışmalar, tabanı güçlendirmesi ve sürüş yüksekliğini değiştirmesi ile daha sürülebilir bir araç hazırlamayı başardı.

Bottas’ın son bölümde C3 lastiklerle elde ettiği derece oldukça güçlüydü ancak takımın bu dereceyi daha boş bir depoyla elde ettiği tahmin ediliyor. Dayanıklılık seviyesi iyileştirilirse, Alfa Romeo geçen senenin aksine daha kabul edilebilir sıralarda mücadele edebilir.

AlphaTauri

Bahreyn’deki testlerin en sessiz takımlarından birisi AlphaTauri’ydi. Barselona’nın aksine oldukça fazla sürüş yapmayı başaran takım, en çok tur atanlar listesinde Mercedes’in gerisinde ikinci sırada yer aldı. Bu açıdan takımın yeni aracına dair çok fazla veri topladığını, üzerinde çalışılabilecek çok fazla veriye sahip olduğunu söyleyebiliriz.

Gasly’nin Bahreyn’deki ilk günü lider olarak tamamlamasının ardından takımın diğer günlerdeki hızlı turları pek iyi değildi. Tabii takımın bu süreçte ne kadar hızlı tur peşinde koştuğunu tam olarak bilmiyoruz. 

Testlerin son gün sabahında Pierre Gasly yarış simülasyonu yaparken, hızlı tur hakkı öğleden sonra Yuki Tsunoda’ya verildi. Tsunoda en hızlı 7. zamanı kaydetti ancak çok daha fazla potansiyele sahip olduklarını, hızlı turunu tam olarak bir araya getiremediğini söyledi.

AlphaTauri testlerin başında dalgalanma sorununu şiddetli bir şekilde yaşasa da ilerleyen süreçte bu sorunu kontrol altına almayı başardı. Açıkçası performans olarak takımın nerede olduğunu net bir şekilde söylemek zor ancak her şeyin bir araya gelmesi halinde AlphaTauri’nin sürpriz yapıp Bahreyn’de orta grubun önünde olabileceği yönünde bazı beklentiler söz konusu.

Aston Martin

Force India/Racing Point olduğu dönemde düşük bütçe ile büyük işler başaran Aston Martin, geçen sene yeni kimliği ile pek istediği gibi bir sezon geçirememişti. 

Sebastian Vettel gibi 4 kez şampiyon olan bir pilotu bünyesinde bulunduran takım, son dönemde teknik kadrosunda yaşanan değişikliklerden dolayı pek ideal durumda değil. Takım çok ciddi dayanıklılık sorunları yaşamasa da Vettel’in en hızlı turuyla Aston Martin testleri ancak 9. sırada tamamlamış oldu. Ancak Aston’un diğer takımlar gibi testlerin üçüncü gününün son dakikalarında hızlı tur denemesi olmadı. Diğer taraftan Aston Martin genelde testlerde ve antrenmanlarda daha yavaş kalıp ciddi seanslarda öne çıkmayı başaran takımlardan birisi.

Aston Martin dereceler açısından çok yukarılarda yer almasa da uzun sürüşlerde istikrarlı ve umut verici performans sergiledi. Yeşil ekibin şu anda lider grupla mücadele etmek gibi bir beklentisi bulunmuyor. Onlar için nihai hedef, şimdilik en iyi 4 ya da 5. olmak gibi duruyor. Geçen senenin ardından düzenli olarak bu şekilde mücadele etmek, Aston Martin için başarı olarak kabul edilebilir.

Williams

2017’den bu yana yaşadığı düzenli düşüşü geçen sene 8. olarak sonlandıran Williams için 2022’nin Barselona’da gerçekleştirilen ilk testleri umut verici bir şekilde geride kalmıştı. Takım, Albon’un derecesiyle orta sıralara yakın olacak izlenimi vermişti.

Ancak Bahreyn testlerinde Williams, cuma günkü yangında ciddi zaman kaybederken performans olarak da daha geride kaldı. Williams, en hızlı zamanın 3.4 sn gerisinde en yavaş takımdı. Buna rağmen takımın testlerin son gününde performans turu atmadığını, en iyi derecenin testlerin henüz ilk gününde elde edildiğini belirtmemiz lazım.

Takımın yaşadığı yangın sorununun önemli bir sorundan değil, prosedür hatasından yani insan hatasından kaynaklandığı belirtildi.

Williams bu testlerde geride kalmış gibi görünse de araç pist üstünde fena durmuyor. Rekabetçi seanslar başladığında muhtemelen orta sıraların arkası için mücadele edeceklerdir.

Orta grup mücadelesini toparlamak gerekirse aslında öndekine benzer bir durum söz konusu olacak gibi. Aston Martin, AlphaTauri, Alpine bu grubun üst sıraları, Alfa Romeo, Haas ve Williams ise alt sıraları için mücadele edecek gibi duruyorlar. S

Sezonun tahminlerin havada uçuştuğu döneminde artık sona doğru gelirken sizlerin beklentileri neler?

İlgili Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu

Yapım Aşamasında

Tüm sistemimizi son teknoloji ile yeniliyoruz, çok yakın bir zamanda yeniden yayındayız!

Kısa Bir Mola...

This will close in 0 seconds